Doğada kendiliğinden bulunan unsurlara ne denir ?

Sevval

New member
Başka bir örnekte doğa fotoğrafçısı Ece, saatlerce kayaların jeolojik özelliklerini araştırabilirken; dağ rehberi Mehmet, grubun duygusal durumunu gözlemleyip yorulan kişiyi fark edebilir. Bir başkasının doğaya yaklaşımı bilimsel, diğerinin sanatsal olabilir.

Bu çeşitlilik aslında konuyu daha güzel hale getiriyor. Çünkü doğayı anlamak da tek bir yöntemle yapılmıyor.

Bir insan “Bu bitkinin türü nedir?” diye soruyor.

Başka biri “Bu bitki burada neden yetişiyor?” diyor.

Bir diğeri “Bunu korumak için ne yapabiliriz?” diye düşünüyor.

Hepsi aynı doğaya farklı pencerelerden bakıyor.

Doğal Unsurlar Neden Birbirinden Bağımsız Değil?

Buradaki en önemli noktalardan biri karşılıklı bağımlılık.

Bir gölü yalnızca sudan oluşan dev bir kap gibi düşünmek yanlış olur. Gölün çevresindeki bitkiler, balıklar, kuşlar, mikroorganizmalar, toprak ve iklim koşulları sistemin parçalarıdır.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ekosistem açıklamalarında da canlı ve cansız bileşenlerin birbirleriyle karmaşık ilişkiler içinde olduğu belirtiliyor.

Bu nedenle “Doğada kendiliğinden bulunan unsurlar nelerdir?” sorusunun cevabını yalnızca uzun bir listeye çevirmek eksik kalır.

Asıl ilginç soru şudur:

“Bu unsurlar birbirleriyle ne yapıyor?”

Bir arı yalnızca “böcek” değildir. Bitkilerle ilişkisi vardır. Bir orman yalnızca “ağaç topluluğu” değildir. Su, toprak, mantarlar, hayvanlar ve mikroorganizmalarla bağlantılıdır.

Doğa biraz büyük bir forum gibi. Herkesin ayrı başlığı var ama konular sürekli birbirine bağlanıyor.

Doğal Kaynakların Hepsi Sonsuz Mu? Keşke Öyle Olsaydı

İnsanlığın yaptığı en büyük yanlışlardan biri, doğadaki kaynakları sınırsızmış gibi değerlendirmek olabilir.

Su yenilenebilir bir kaynak olarak kabul edilebilir ancak kullanılabilir temiz su miktarı sınırsız değildir. Ormanlar kendini yenileyebilir fakat bunun gerçekleşmesi zaman ve uygun ekolojik koşullar gerektirir. Madenlerin oluşumu ise insan ömrüyle karşılaştırıldığında son derece uzun jeolojik süreçlerle ilişkilidir.

Üstelik doğal kaynakların aşırı veya sürdürülemez kullanımı biyolojik çeşitlilik üzerinde baskı oluşturabilir. Tarım ve Orman Bakanlığı kaynaklarında habitat kaybı ve parçalanması, aşırı avlanma, kirlilik, iklim değişikliği ve istilacı türler biyolojik çeşitlilik üzerindeki önemli tehditler arasında sayılıyor.

Bu noktada insana şu soru geliyor:

Bir şeyi kullanabiliyor olmamız, onu sınırsız kullanabileceğimiz anlamına gelir mi?

Bence doğa konusundaki en değerli tartışmalar burada başlıyor. Çünkü mesele yalnızca “doğal kaynak nedir?” sorusunu cevaplamak değil; o kaynakla nasıl ilişki kurduğumuzu da düşünmek.

Günlük Hayattan Basit Bir Test: Evinizde Kaç Tane Doğal Kaynak Var?

Şimdi küçük bir oyun oynayalım.

Evinize bakın.

Su var mı? Var.

Ahşap bir eşya var mı? Muhtemelen var.

Pamuklu kıyafet? Büyük ihtimalle.

Cam? Camın hammaddesi olan mineraller doğal kaynaklarla bağlantılı.

Elektrik kullanıyor musunuz? Enerjinin üretim biçimine göre farklı doğal kaynaklarla ilişkisi olabilir.

Sonra balkona çıkın.

Güneş ışığı geliyor mu?

Hava var mı?

Bir saksıda bitki bulunuyor mu?

İşte doğa çoğu zaman “uzakta”, dağın arkasında veya milli parkın içinde değil. Günlük hayatın tam ortasında.

Üstelik şehirde yaşayan biri doğadan kopmuş görünse bile aslında su, hava, gıda, enerji ve hammaddeler aracılığıyla doğal sistemlere sürekli bağlı.

Bu açıdan bakınca doğayı yalnızca hafta sonu piknik yapılan bir yer olarak görmek biraz komik kalıyor.

Peki Sorunun Kısa Cevabı Ne?

“Doğada kendiliğinden bulunan unsurlara ne denir?” sorusuna genel bir cevap vermek gerekirse:

Bunlara “doğal unsurlar” denir.

Eğer özellikle insanın yararlanabildiği doğadaki varlıklardan söz ediliyorsa “doğal kaynaklar” ifadesi kullanılır.

Doğal unsurlar canlı ve cansız olabilir. Bitkiler, hayvanlar ve mikroorganizmalar canlı doğal unsurlara; su, hava, toprak, kayalar ve mineraller ise cansız doğal unsurlara örnek verilebilir. Doğal kaynak kavramı ise bu varlıkların yaşamı destekleyen veya insanlar tarafından çeşitli amaçlarla kullanılan yönünü öne çıkarır.

Yani sınav sorusunda “Doğada kendiliğinden bulunan varlıklara ne denir?” diye soruluyorsa “doğal unsurlar” cevabı oldukça yerindedir.

“İnsanların doğadan elde ettiği ve yararlandığı kaynaklara ne denir?” şeklindeyse “doğal kaynaklar” daha uygun ifadedir.

Son Bir Düşünce: Doğayı Listelemek Yetiyor Mu?

Bence bu sorunun güzel tarafı, basit görünmesine rağmen bizi daha büyük bir konuya götürmesi.

Doğada kendiliğinden bulunan bir taşı “taş” deyip geçebiliriz. Ya da onun bir jeolojik oluşumun parçası olduğunu düşünebiliriz.

Bir ağacı sadece kereste olarak görebiliriz. Ya da onun toprak, su, canlılar ve iklimle kurduğu ilişkiyi fark edebiliriz.

Bir gölü yalnızca su kütlesi olarak değerlendirebiliriz. Ya da onun içinde ve çevresinde devam eden yaşam ağını görebiliriz.

Belki de doğayı anlamanın ilk adımı, gördüğümüz şeylerin isimlerini öğrenmekten geçiyor; ikinci adımı ise o isimlerin arkasındaki ilişkileri merak etmek.

Çünkü doğanın en ilginç tarafı tek tek parçaları değil, bu parçaların birlikte oluşturduğu büyük hikâye.

Ve işin güzel tarafı şu: Bu hikâyede insan da dışarıdan seyirci değil.

Asıl soru belki de “Doğada kendiliğinden bulunan unsurlara ne denir?” değil, “Biz doğanın içinde hangi rolü oynuyoruz?” sorusudur.

İşte bu soru, Google'da tek satırlık cevabı olmayan türden.

Forum etkileşimini somut sorularla artırTekrarlanan tanımları sıkılaştır

Forum etkileşimini somut sorularla artır

Tekrarlanan tanımları sıkılaştır

Başlık biçimlerini tek standarda indir
 
Üst