Tayini çıkan memur gitmezse ne olur ?

Umut

New member
Tayini Çıkan Memur Gitmezse Ne Olur? Bir 'Git-Yaşamak' Macerası

Hadi, gelin biraz eğlenelim! Geçenlerde bir arkadaşım tayini çıkan memurdan bahsediyordu ve dedim ki: “Yani, o kadar tayin çıkmış ama gitmeyen biri varsa, acaba orada bir yeraltı memur grubu mu var? Belki de bu tayin işlerinde bir ‘direniş hareketi’ vardır, kim bilir?” Şaka bir yana, tayini çıkan memurların gitmeme kararı aslında oldukça ilginç bir konu. Hem mizahi hem de ciddi bir açıdan bakalım, ne olur? Yani, bir memur tayini çıktıktan sonra gitmezse ne olur? Kafanızda bazı sorular canlanmaya başladı mı? Gelin, bu durumu biraz daha derinlemesine inceleyelim.
Tayini Çıkan Memurun Gitmeme Kararı: Başlangıçta Bir Kaos Mu, Yoksa Strateji Mi?

Bir memurun tayini çıktığında, tüm sistem hareketlenir. İnsanlar, odada bir sessizlik olur, masalar hızla toplanır, hatta bazı yerlerde o kadar hızlı hareket edilir ki, neredeyse herkes birden “merhaba” yerine “güle güle” demeye başlar. Ama bir kişi çıkar ve “Ben gitmiyorum” der. Hah, işte orada işler karışır.

Erkeklerin bu duruma yaklaşımı genellikle “stratejik” olur. “Neden gitmeyeyim ki?” diye düşünürler, “Belki burada daha fazla kalabilirim, daha iyi bir pozisyona gelir miyim? Zaten ben burada çok başarılıyım, yeni yer beni zorlar. Biraz daha beklesem fena olmaz.” Yani erkekler, genellikle çözüm odaklı yaklaşır. Çoğu zaman durumun matematiğini çözmeye çalışırlar, oradan bir kazanç çıkarma peşindedirler. Fakat, bu yaklaşımda birkaç şey yanlış olabilir. İlk olarak, tayinin yapılması, genellikle o memurun oradaki görevini tamamladığını ve yeni bir yere gitmesi gerektiğini gösterir. Çözüm odaklı olmak güzel bir şey olsa da, bazen kurallar da çözüme dahil olmalıdır.

Kadınlar ise genellikle daha empatik bir yaklaşımla durumu ele alır. Onlar için tayin meselesi, sadece "yer değiştirmek" değil, ilişkileri ve duygusal bağları da içerir. “Acaba oradaki insanlar nasıl olacak?” diye düşünürler. “İçimden nasıl geçer, ya ben orada mutsuz olursam?” gibi sorularla kaygı yaşayabilirler. Bir kadının “gitmiyorum” demesi, genellikle çok daha fazla duygusal bağlam içerir. Hangi memur gitmek istemez ki, yeni bir yer, yeni bir düzen… Ama işin içinde biraz kaygı ve belirsizlik varsa, o da içsel bir mücadelenin sonucu olabilir.
Resmi Durum: Yasal Olarak Ne Olur?

Tayini çıkan bir memurun gitmemesi, resmi olarak ciddi sonuçlar doğurabilir. Yani, işin yasal kısmı var. Eğer bir memur tayini çıktıktan sonra gitmeme kararı alırsa, kurumun belirlediği disiplin cezaları uygulanabilir. Bu cezalar, işten çıkarma, maaş kesintisi, görevdeki yükselme fırsatlarının iptali gibi sonuçlar doğurabilir.

Türkiye'de, memurların görev yerleri değiştirildiğinde, bu değişikliklere uymamaları, Devlet Memurları Kanunu’na aykırı bir durum teşkil eder. Bu durumda, memur disiplin cezalarıyla karşılaşabilir. Disiplin cezaları, aslında çok ciddiye alınması gereken şeylerdir. Hem kariyer açısından hem de kişisel olarak büyük etkiler yaratabilir.

Bununla birlikte, bazı memurlar bu cezaları göz ardı etmeyi tercih edebilirler. Çünkü biliyorlar ki, bir tayin çıkışı genellikle zorlayıcı olabilir. Eğer kişi mevcut yerdeki çalışma koşullarından, yöneticilerinden ya da iş arkadaşlarından memnun değilse, bu durumu daha fazla dayanamama noktasına getirebilir.
Bir Memurun "Gitmemesi" Toplumsal Boyutta Ne Anlama Gelir?

Bir memurun tayini çıktıktan sonra gitmeme kararı, toplumsal düzeyde de bazı ilginç sonuçlar doğurabilir. Eğer memur gerçekten gitmek istemiyor ve iş yerindeki çalışma arkadaşlarıyla güçlü bağlar kurduysa, diğer çalışanlar arasında da bir belirsizlik oluşturabilir. Çalışma arkadaşları, kişisel anlamda “Tayinim çıkarsa ben de gitmem” diyebilir. Böylece, o kadar çok çalışan kalabilir ki, bir süre sonra yer değiştirme, yavaş yavaş toplumsal bir “direniş hareketi”ne dönüşebilir.

Erkekler burada da stratejik olarak olaya yaklaşabilir. “Evet, bakın, ben gitmedim ve gayet de işimi yapıyorum. Kimse gitmeden de iş yürüyebilir, değil mi?” diye düşünebilirler. Hatta birkaç kişi bir araya gelerek, iş yerindeki pozisyonlarını koruma çabasıyla orada uzun süre kalmaya karar verebilirler. Ancak, bu durum hem kurum açısından sorun oluşturur hem de sonunda "uyumsuzluk" olarak görülüp cezalandırılabilir.

Kadınlar ise daha empatik bir bakış açısıyla yaklaşırlar. “Acaba gitmemek, buradaki insanları nasıl etkiler?” diye düşünüp, daha sosyal bir karar verme sürecine girerler. Onlar için, ortamın ahengini bozmamak, birlikte çalışma ilişkilerinin devamlılığını sağlamak daha önemli olabilir.
Sonuç: Tayini Çıkan Memurun Gitmemesi Sadece Bireysel Bir Durum Değil, Toplumsal Bir Testtir

Sonuç olarak, tayini çıkan bir memurun gitmemesi, yalnızca kişisel bir karar değil, toplumsal dinamiklere de etki edebilecek önemli bir meseledir. Bu durumun uzun vadeli etkileri hem kişisel hem de kurumsal olabilir. Hem erkekler hem de kadınlar bu durumu farklı açılardan ele alırlar, ancak her iki bakış açısı da sonunda bir denge kurma çabası içerir.

Bundan sonra, hepimiz biraz daha düşünelim: Tayini çıkan bir memur gerçekten gitmemeli mi, yoksa hepimizin "gitmek" için bir fırsatımız mı olmalı? Belki de en iyisi, bir adım geri atıp gerçekten neyi kaybettiğimizi ve kazandığımızı görmek.

Tartışma Soruları:
1. Tayini çıkan bir memurun gitmemesi, iş arkadaşlarını nasıl etkiler?
2. Erkeklerin stratejik, kadınların ise empatik bakış açıları bu durumu nasıl şekillendirir?
3. Kurumlar bu gibi durumlar için daha esnek politikalar geliştirebilir mi?